Doğal Taş Temizliği

Koruma yapı malzemelerinin, çevreden gelebilecek zararlara karşı koyabilmesi için, yüzey özelliklerini artırmak amacıyla kimyasal bir maddenin emdirilmesidir. Taş bozulma oranını en aza indirmek ve doğal süreç gereği hava şartları, atmosferik kirlilik ya da uygunsuz müdahaleler nedeniyle bozulan taşları güçlendirmek için ise sağlamlaştırıcı ve su itici kimyasallar kullanılırlar. Son 20 yıl içinde birçok malzeme ve birçok yöntem denenmiş olmakla beraber henüz her taş türü için başarı sağlayan tek bir metot bulunamamıştır. Bozulma gerçekleştiğinde amaç mümkün olan oranda taşı yerinde koruyabilmektir. Bu amaçla son araştırmalar taşı sağlamlaştırma veya taşın su iticiliği sağlamak için uygun malzemelerin geliştirilmesi üzerine odaklanmıştır. Sağlamlaştırıcıların amacı zayıflamış taşları güçlendirmek ve gevşeyen molekülleri bağlayarak yüzey kayıp hızını yavaşlatmaktır. Su iticilerin amacı suyun taşın içine nüfuz etmesini önlemek veya azaltmak yoluyla taşın bozulma sürecini yavaşlatmaktır Taş sağlamlaştırıcıların amacı iklimsel bozulma süreçleri sonunda yüzeydeki fiziksel, kimyasal özellikleri değişmiş ve kohezyon kaybetmiş tabakanın dekohezyonu ve taşın sağlam çekirdeğine bağlanmasıdır. Başka bir değişle taşın yitirdiği bağlayıcı çimentosunun yeniden kazandırılmasıdır. Sağlamlaştırıcı;  Renksiz, şeffaf olmalıdır.·  Derin ve üniform penetrasyon yapmalıdır.·  Boşluk yüzeylerini kaplayarak reçine köprüleri kurmalıdır.·  Lekelenme ve çiçeklenme oluşturmamalıdır.·  Hava kirletenlere, O₂ ve ultraviyole ışınlara dirençli olmalıdır.· 1.2. Yüzey Koruyucu ve Sağlamlaştırıcı Uygulama Kriterleri Genel olarak; koruyucu, sağlamlaştırıcı ve su itici uygulamalarının gerçekleştirilmesinde karşılanması gereken bazı kriterler vardır. Bunlar;  Müdahale taş türü ile uyumlu olmalıdır.·  Müdahalenin adezyonu (yüzeye tutunması) iyi olmalıdır.·  Penetrasyon derinliği; uygulamanın taşın en az 25 mm ya da taş bozulma derinliğine· nüfuz etmesi gerekmektedir. (Özellikle su iticiler ile ilgili olarak literatürde yüzeyle sınırlı olmaları veya taşın derinlerine nüfuz etmelerinin gerekip gerekmediği ile ilgili bazı anlaşmazlıklar vardır.)  Uygulama; düşük viskozite, orta yüzey gerilimi, düşük ortalama molekül ağırlığı ve· uygulamayı takip eden ilk birkaç saat içinde düşük reaktiviteye sahip olmalıdır. Bu faktörler uygulamanın taşın yüzeyine nüfuz etmesini artırmasına rağmen düşük moleküler ağırlığına sahip malzemeler çözücünün buharlaşması esnasında taşın yüzeyinden geriye doğru çekilebilir.  Uygulama yüzeyin karşılaşması muhtemel sıcaklık varyasyonlarına tam kapsamlı· dayanabilecek kapasitede olmalıdır.  Uygulama taşın gözenekliliğini (porozitesini) bloke etmemeli veya taşın nem taşıma· oranını önemli ölçüde azaltmamalıdır.  Uygulama taşın gözenekliliğini (porozitesini) değiştirerek donma-çözülme· döngüsünün zararlarına savunmasız kalmasına neden olmamalıdır.  Sağlamlaştırıcı ve su itici bozulmuş taşa uygulandığında, taşı mümkün olduğunca· sağlam taşın fiziksel özelliklerine eşleşecek şekilde değiştirmelidir.  Uygulama taş yüzeyinde renk veya yansıma değişikliklerine neden olmamalı ve· zaman içinde renk bozulmasına neden olmamalıdır.  Uygulama; tuzlar, asitler, yağmur suyu, atmosferik gazlar ve kirletici ya da biyolojik· organizma bozulmalarına karşı savunmasız olmamalıdır.  Uygulama hava koşullarından sağlam taşa benzer oranda etkilenmelidir.· 4  Uygulama düşük çözücü (solvent) içeriğine sahip olmalıdır. (sağlık ve ekolojik· sebepler) 1.3. Sağlamlaştırıcı ve Su İtici Çeşitleri Sağlamlaştırıcılar zayıf taşları güçlendirmek ve moleküller arasındaki boşluklarda köprü oluşturmak suretiyle gevşek taş yüzeyinin bağlayıcılığını artırarak yüzey kaybı oranını düşürmek amacıyla uygulanırlar. Su iticiler suyun taşa penetrasyonunu (nüfuz etmesini) önlemeyi veya azaltmayı sağlayarak taşın bozulma oranını düşürmeyi hedeflemektedir. Birçok uygulama sağlamlaştırıcı ve su iticilerin özelliklerinin karışımı bir niteliktedir. Bazıları çok az sağlamlaştırma etkisi ile ağırlıklı olarak su itici, diğerleri ağırlıklı olarak sağlamlaştırıcı ama aynı zamanda su itici etkisi içerir. Taş sağlamlaştırıcı kimyasallar iki ana grupta toplanır;   Organik sağlamlaştırıcılar 1. Doğal organikler 2. Sentetik organikler  . İnorganik sağlamlaştırıcılar Her iki kimyasal grubun hem dezavantajları hem de avantajları vardır. Organik maddeler çabuk bozulmalarına karşın, mekanik dayanıklılığı artırma etkileri yüksektir. İnorganik maddeler ise uzun ömürlüdür ancak esnemezler. Aşağıda taş sağlamlaştırıcı olarak kullanılan birtakım malzemelerden örnekler verilmiştir. Ancak bu malzemelerden hangisinin yapı yüzeyinde kullanılacağı yapılacak detaylı laboratuvar incelemeleri sonucunda belirlenecektir. Silan Esaslı Malzemeler Silan esaslı malzemeler çok geniş bir yelpazede silika jel ağları oluşturmak için polimerize olan organosilicon bileşiklerdir. Jel kururken (dehidrasyon sırasında) silika tortusu oluşturur. Bazı türlerinin; örneğin tetraalkoksisilanların su itici nitelikleri yoktur, diğerleri örneğin alkil trialkoksisilanlar bir ölçüde su iticilik özelliğine sahiptirler. Polisiloksanlarda kısmen polimerize olan silanlardır. Polisiloksanlar silanlara göre daha az uçucu ve organik çözücülerle çözülebilir niteliktedir. Silan esaslı malzemeler genellikle sonuçları değişken olmakla beraber, gözenekli substrat içine derinlemesine nüfuz edebilir. Silanların kullanımı sonucunda önemli ölçüde sağlamlaşma sağlandığı belirlenmiştir. Polimerler; UV ışığı ve asit yağmurlarına maruz kaldığında çok kararlıdır ve bozulmaz. Ancak, önceki uygulama tam etkili olmadığı takdirde yeniden uygulama sırasında silan buharının varlığı bozulmaya neden olabilir. Sentetik Organikler Akrilik Sağlamlaştırıcılar Taş üzerinde kullanıla Akrilik reçineler methylacrylate, metil metakrilat, etil metakrilat ve butil metakrilat içerir. Akrilik sağlamlaştırıcılar ile yüzey gücünde önemli artışlar elde edilebilir. polimetil metakrilat (PMMA) saf olduğu takdirde; ısınma, oksijenasyon ve 5 ultraviyole radyasyon tarafından bozulmaya karşı sabittir ve zamanla sararmaz. Ancak diğer akrilikler daha az kararlıdır. Vinil Sağlamlaştırıcılar Vinil sağlamlaştırıcılar polivinilklorür (PVC) ve polivinilasetat (PVA) içerir. Taş yüzeyine parlaklık verme eğilimleri ve iyi bir penetrasyon (nüfuz etme) elde etme zorluğundan dolayı bunlar genellikle taş sağlamlaştırıcı olarak başarısız bulunmuştur. Epoksiler Epoksi reçineleri, düşük molekül ağırlıklı epoksi polimerlerini çapraz bağlayarak oluşur. Önemli ölçüde sağlamlaştırma yaptıkları tespit edilmiştir. Ancak, epoksi reçineler genellikle, düşük penetrasyon (nüfuz etme) nedeniyle kumtaşlarının sağlamlaştırılmasında pratik bulunmamaktadır. Poliüretanlar Poliüretanlar taşın içine çözücülerle girer ve çözücünün buharlaşmasıyla taşın dayanımını arttırırlar. Ancak Poliüretanların ısı ve ışık etkisine maruz kalmaları bozulmaya neden olması sebebiyle stabilizör içermesi söz konusudur. Polyesterler Polyesterlerin; UV ışınlarına, asit ve alkalilere karşı dirençleri zayıftır. Uzun vadeli performanslarının zayıf olması sebebiyle taş koruma açısından yararlı olmadıkları düşünülmektedir. Perfluoropolyeterler Çok az yapıştırıcı etkiye sahip olan Perfluoropolyeterler genellikle su itici olarak kullanılmaktadır. Perfluoropolyeterler UV ışınlarına karşı çok kararlıdır ve teorik olarak florlu çözücüler olmaları sebebiyle ile taş yüzeyinden çıkarılabilir (geri dönüşümlü). Taşın içinde hareketli ve akışkan olmaları sebebiyle zaman içinde bu ürünlerin performansları yavaş yavaş azalır. Taş koruma açısından etkinlikleri az gözenekli taşlarda daha yüksektir. Bu ürünler, bu nedenle genellikle az gözenekli taş tiplerinde iyi sonuçlar verir. Fluosilikatlar Magnezyum, çinko ve alüminyum Fluosilikat taş sağlamlaştırıcı olarak test edilmiştir. Ancak; kalkerli taşlarda asit oluşturarak, kalsiyum florid birikimi ile yüzey tabakasının sertleşmesiyle sebep olmaktadırlar. Fluosilikat sağlamlaştırıcıların uygulama yapılan bazı kumtaşlarında pul pul dökülmeye sebep olduğu ve bozulma sürecini hızlandırdığı yönünde sonuçlara ulaşılmıştır. 6 İnorganikler Baryum Hidroksit (Kireç Taşı Uygulaması) Baryum hidroksit içeren uygulamalar bozulmuş kireçtaşının sağlamlaştırması için kullanılmaktadır. Baryum hidroksit uygulaması Baryum karbonat oluşturmakta ve buna ek olarak kalsiyum sülfatı göreceli olarak çözünmez olan baryum sülfata dönüştürmektedir. Geçmişteki uygulamalar; baryum ile çözünmeyen bir çökelti oluşturmak için ikinci bir asit çözeltisinin uygulanması şeklinde olmuştur. Silisik, fluosilisik, karbonik, sülfürik, kromik ve fosforik asitler kullanılmıştır. Bu uygulamaların dezavantajları, renk ve doku değişiklikleri ve sağlamlaştırıcıların etkilerinin kısa vadeli olmalarıdır. Kireçsuyu (kireç taşı uygulaması) Kireç, kireçtaşının sağlamlaştırılmasında kullanılmaktadır. Kireç atmosfer ile temas ettiğinde karbonasyon sonucu kalsiyum karbonata dönüşür. Ancak uygulamaların sonuçlarında farklılıklar bulunmakta; bir kısım başarılı bulurken diğerleri sonuçları zayıf ve yetersiz olarak değerlendirmektedir.

Ahşabın yüzeyinde kirlenme, kabarma, soyulma gibi nedenlerle oluşan çirkin görüntünün temizlenmesi için eski boyanın sökülmesi gerekir. Boya sökerken seçilecek yöntem; ahşabı tahrip etmeyen, boyayı kat kat çıkararak özgün boyayı koruyan ve sağlığa zararlı olmayan yöntem olmalıdır [4]. Günümüz restorasyon işlemlerinde, ahşap yüzeylerinde oluşan kirli dokuyu/boyayı temizlemek için farklı yöntemler kullanılmaktadır. 2.1. Konvansiyonel uygulamalar ile yüzey temizleme yöntemleri Bu yöntemde, boya kazıyıcı aletler, tel ve zımparalar, sıcak hava tabancası (Şekil 1) ve çeşitli kimyasal boya sökücüler kullanılmaktadır. Restorasyon işleminde kullanılan solvent ve su bazlı boya sökücüler, ahşap yüzeyindeki kirli dokuyu/boyayı tahrip ederek yüzeye yapışma gücünü zayıflatıp yüzeyden ayrışmasını sağlar. Boya sökücüler, yüzeye fırça, rulo veya püskürtme tabancası gibi konvansiyonel yöntemlerin herhangi biri ile kolayca uygulanabilir. Boya sökücüler kimyasal ürünler olduklarından üreticinin talimatları uyarınca kullanılmalı ayrıca atıklarının bertaraf edilmesi için önlem alınmalıdır. Şekil 1. Sıcak hava tabancası [4] Temizlik işlemi sırasında farklı boyutlarda dişçi aletleri, bisturiler, tel fırçalar ve ahşap elemanın yüzey şekillerine uygun bazı özel kazıma gereçleri ile yüzey temizlenir. Tüm temizleme işlemleri bitirildikten sonra yüzeyler uygun alkoller ile silinip, ahşap elemanlar paketlenir. Beyazıt Camii restorasyon çalışmalarında, restore edilecek 1103 kapının ön(Şekil 2) ve arka(Şekil 3) görünüşü, Şekil 4, Şekil 5, Şekil 6 ve Şekil 7’de ahşap kapı restorasyonu görülmektedir [9]. Şekil 2. Restore edilecek kapı (ön)[9] Şekil 3. Restore edilecek kapı (arka)[9] Şekil 6. Ahşap kapı restorasyonu (c) [9] Şekil 7. Ahşap kapı restorasyonu (d) [9] Tek veya çift komponentli su bazlı veya solvent bazlı boya katmanlarının sökülmesinde, solventler, asitler, bazlar, klorlanmış solventler, siklohekzanon, petrol türevleri, kromatlar, dimetil formamid, metil etil keton, metil izobütil keton gibi ketonlar, etanol, metanol, propanol ve izomerleri, fenol, butanol izomerleri gibi ürünler kullanılmaktadır [5]. Bu solventlerin çalışma mekanizması, yüzey işleminin çözünmesi, yıkanması ve silinmesi şeklindedir. Eski antik mobilyalarda oldukça sık başvurulan Şekil 4. Ahşap kapı restorasyonu (a)[9] Şekil 5. Ahşap kapı restorasyonu (b)[9] 1104 metotlardandır [6]. Normal koşullarda derişik asitler oduna zarar vererek odunun temel bileşenlerinden olan polisakkaritlerin hidrolizine yol açarlar ve malzemeye zarar verdikleri için asit içerikli boya sökücülerin kullanılmasında bu hususa dikkat edilmelidir [7]. Solvent bazlı boya sökücüler zehirli olmakla birlikte uygulama esnasında ortaya çıkan gazların çıkışı ile insan sağlığına ve çevreye zarar verir [6]. Yağlı boyaları sökmek için kullanılan tuz asidi (HCl) yüzeyde artık bıraktığı için bol su ile yıkanmalıdır [8]. Oldukça yaygın ve etkili organik esaslı bir kimyasal boya sökücü olan metilen klorit (CH2Cl2), bir yardımcı solvent, bir aktivasyon, uçmayı geciktirici, korozyon önleyici, kalınlaştırıcı ve şişmeyi sağlayıcı kimyasallar içerirken %78 ve daha fazla oranda karışımlarında yanma görülmez. Boya sökücülerin asit esaslı olanları seyreltik çözeltiler ile kullanılmalı, organik esaslı olanlar ise genel olarak yanıcı oldukları için özel önlemler alınarak açık veya çok iyi havalandırılan alanlarda uygulanması gerekmektedir. Bazik ya da inorganik boya sökücülere örnek olarak, sodyum hidroksit, sodyum karbonat, potasyum hidroksit veya sodyum tripoli fosfat gösterilebilir. Bu yöntemdeki atıklar ağır metaller içerdiği için tehlikeli atık sınıfına girmektedir. Uygulayıcının koruyucu giysileri mutlaka giymesi, cildinin çok fazla kostik soda buharına maruz kalmaması gerekmektedir [6]. 2.2. Basınçlı uygulamalar ile yüzey temizleme yöntemleri Basınçlı havanın yardımı ile temizlenecek yüzeyin sertliğine göre sulu ya da susuz uygulanan yüzey temizleme sistemidir. Basınçlı uygulamalarda kullanılan makineler (Şekil 8) ile su, farklı büyüklüklerde kum ve plastik medyalar(buğday nişastası, mısır koçanı, meyve çekirdeği ve kabukları), kuru buz(CO2), sodyum bikarbonat farklı işler için hazırlanmış nozullar (Şekil 9) yardımıyla uygulanmaktadır [5,10]. Ahşap yüzeyin sertliğine ve temizlenecek maddenin tipine göre kullanılacak medyalar, kum tanelerinin iriliği ve hava basıncı ayarlanır. Aksi hâlde ahşabın oyularak zarar görmesine neden olunur. 1105 Şekil 8. Yüzey aşındırma makinesi[5] Şekil 9. Nozullar[5] Kum ile yüzey temizleme; Kumlama makinasında basınçlı hava yardımı ile kumun yüzeye çarptırılması yoluyla yapılan yüzey temizleme yöntemidir. Kumlama yöntemi, çoğunlukla ince işçilik gerektirmeyen geniş yüzeylerin temizlenmesinde kullanılmaktadır. Düşük basınçlı ve merkezkaç akımlı sistemi ile ahşap vb. yüzeylerdeki boya ve kaplamalar, kir tabakaları, korozyon rahatlıkla ve özgün dokuya zarar vermeden temizlenebilir. Gerek bezemeli gerekse düz yüzeylerde sağladığı uygulama kolaylığı ile iş verimini arttırır. Tekerlekleri ile kolaylıkla taşınabilir olması sebebiyle hem iç hem de dış mekanda kullanılabilir. Üstün verimliliği, çok yönlü ekipmanları ve ayrıcalıklı performansı sayesinde saatler süren beden işini azaltırken, temizlik, tamir ve bakım için gerekli olan işi ve zamanı en aza indirir [11, 12]. Ancak bu sistemde kullanılan kumun, silokozis (akciğer zarı kanseri) riski ve MOHS skalasında 4,5-6,5 sertlikte olduğundan ahşapta tahribat riski çok fazladır. Kumlamada kullanılan aletlerde CE sertifikasyonu için tam kapalı devre /robotik uygulama koşulları, bu yöntemin çok fazla kullanılmamasına nedendir. Kumlama da maskeleme ve cam/fitil sökülmesi gereklidir. Kumlama da her iki faz katı olduğu için iki malzemeyi ayırmak kolay değildir. Bu işlem için flotasyon/jig veya sallantılı masa gereklidir [13,14]. Şekil 10’da kumlama yapılmamış yüzeyi kirli kapı, Şekil 11’de kumlama yapılarak yüzeyi temizlenen kapı görülmektedir [15]. Şekil 10. Yüzeyi kirli kapı[15] Şekil 11. Yüzeyi temizlenen kapı[15] 1106 Plastik ve bitki esaslı medyalar ile yüzey temizleme; Basınçlı hava gücünü kullanarak yüzey aşındırma makinesi ile ortama plastik medya (melamin, akrilik, polyamid, polykarbonat vb.), bitki esaslı medya (buğday nişastası, mısır koçanı, meyve kabukları) ve sodyum bikarbonat esaslı medya parçacıklarının yüksek hızda gönderilmesiyle yapılır. Bu işlem, doğru tasarlanmış ekipmanlar ile yüzeyde istenilen temizliğe ulaşılır [5,10,12]. Şekil 12’de plastik medya ile temizliği yapılan ahşap yapı görülmektedir. Şekil 12. Plastik medya ile temizliği yapılan ahşap yapı[15] Su ile yüzey temizleme; Yapılan çalışmalarda yüksek basınçlı su jetiyle temizleme de ahşap pencere ve tabelaların boyasının söküldüğü görülmüştür. Dolayısıyla yüksek basınçlı su jetinin ahşap malzemenin restorasyonu ve yenilenmesi sırasında kullanılabilecek alternatif bir metotdur [16]. Şekil 13’te basınçlı su ile yüzeyi temizlenen ahşap korkuluklar görülmektedir [17]. Şekil 13. Su ile yüzeyi temizlenen ahşap korkuluklar[17] Kuru buz ile yüzey temizleme; Kuru buz karbondioksit gazından (CO2) elde edilir. Karbondioksitin -78,5 ºC de donmuş halde olan katı halidir. Kuru buz, normal su buzu gibi çözünerek geride bir su birikintisi veya ıslaklık bırakmaz katı halden doğrudan gaz halini alarak havaya karışır. Kuru buz parçalarının püskürtülerek yapıldığı ahşap cephe 1107 temizliği ahşap yüzeylere zarar vermeden yapıldığı gibi insan sağlığı için de önemli bir temizlik gerçekleşmiş olur [18]. Kuru buz yüzey ile temas ettiğinde kuru buz parçacıklarının ağırlıkları hızları ile orantılı bir şekilde meydana gelen kinetik enerji püskürtülerek gerçekleştirilen temizlik kuvvetine dönüşmektedir. Bu dönüşme esnasında, katı halden gaz hale gelen karbondioksit molekülleri de hacimlerinin yaklaşık olarak 800 katına çıkar. Bu da istenmeyen katmanların parçalanarak yüzeyin temizlenmesi anlamına gelir. Basınçlı hava yardımı ile kuru buz parçacıkları 300 ila 900 m/s kadar hızlanır. Kuruyan katmanlar pellet adı verilen küçük buz parçacıklarının hızlı bir şekilde yüzeye çarpması ile temizlenir. Bu temizleme esnasında ilk önce parçalar ayrılır ve daha sonra vakumlanır. Yağ, gres yağı ve benzeri pisliklerin katmanları da aynı şekilde temizlenir. Temizlenen yüzey ise kuru buz karbondioksit halini alarak havaya karıştığı için kuru ve temiz olur. Kuru buz ile temizleme işlemi kuru ve aşınma ihtimali olmayan her yüzeyde uygulanabilir [18]. Kuru buz ile yüzey temizleme işlemlerinin etkisini arttırmak için ışık takviyesi alınan yöntemler de bulunmakla birlikte detaylı bilgi bölüm 2.3’te verilmiştir. Şekil 14’te kuru buz ile yüzeyi temizlenecek ve temizlenen ahşap tavan görülmektedir. Şekil 14. Kuru buz ile yüzeyi temizlenecek ve temizlenen ahşap tavan[18] Sodyum bikarbonat (NaHCO3) ile yüzey temizleme; Kimyasal ve diğer sistemlerle mukayese edildiğinde, daha emniyetli olan bu sistemde, hiçbir havalandırma sistemine gerek olmadan, ön yıkama ve hazırlık yapmaksızın kirli yüzeyler temizlenir. Atığın atılması çok basittir. Yaş ve kuru olarak çalıştırılabilir. Bu sistem ile hassas yüzeylere zarar vermeden, binaların restorasyon ve temizlik işlemleri yapılabilir. Özellikle kısmi tamirlerde boya katları, kat kat veya tek aşamada tamamının sökülmesi sağlanabilmektedir. Suda çözünür, kokusuz, alev almayan, yanıcı olmayan, işlem sırasında sağlığa zararlı hiçbir gaz çıkışı olmayan, açık veya kapalı alanlarda 1108 kullanılabilen sodyum bikarbonat, hava basıncı (0,1-6 bar) ile istenilen yüzeye püskürtülerek temizleme işlemini yapmaktadır. Yangının oluşturduğu is ve tahrifatı kısa bir süre içerisinde temizlemekle kalmaz, kötü kokuyu da alır. Yangın sebebiyle islenmiş bir bankın sodyum bikarbonat ile yüzey temizliği (Şekil 15) yapılmaktadır [13]. Şekil 15. Sodyum bikarbonat ile yüzey temizliği [13] Yüzey temizleme işleminde kullanılan tabii sodyum bikarbonat medyalar kristal yapıda, farklı büyüklükte beyaz toz şeklinde ve ahşap ve genel amaçlı işlerde kullanılan çeşitli formüllerde (Maintenance, Maintenance w/ SupraKleen, Maintenance XL, Maintenance XL w/ SupraKleen) geliştirilmiştir [14]. Bu sistem ile sadece gerekli bölgenin boyasının tamamen veya lokal, hatta kat kat sökülebileceği, ayrıca istenirse boyaya zarar vermeden boyanın üzerindeki yağın da alınabileceği belirtilmiştir. %100 suda çözünen sodyum bikarbonat ile yüzey temizleme işleminde maskeleme veya cam/fitil sökmeye gerek kalmadığı, atığı için kimyasal arıtma istemediği bildirilmiştir [13]. 2.3. Işık enerjisinden faydalanarak yapılan yüzey temizleme uygulamaları Flaş lamba ile yüzey temizleme; Kuru buz ile yüzey temizleme sistemine ek olarak, xenon flaş enerjisinden destek alınarak yapılan yüzey temizliği vardır ki, oluşan ısı ile boya katmanı yüzeyden yumuşayarak ayrılır. Temel olarak darbeli flaş ışık enerjisi, patlamalar halinde yüzeydeki katmanları yakar, ardından basınçlı kuru buz pelet, kömürleşmiş bu artıkları süpürerek temizlemektedir. Tüm süreç, yüksek hacim ve yüksek hızlı vakum akışının muhafaza edildiği bir örtü altında gerçekleşir. Bu akış ile kömürleşen boya kalıntıları filtreler yardımıyla temizlenir. Aralıklı olarak saniyede 4-6 kez flaş etkisi uygulanan yöntemde, ahşap yüzey ısısının 200 °F altında tutulması gerektiğini belirterek etkin bir sistem olduğunu bildirmiştir [10]. Lazer ile yüzey temizleme; Lazer ile temizleme, flaş ışıklı CO2 pelet püskürtme işlemi gibi yüksek yoğunluklu ve darbeli ışık enerjisinin yüzeyi temizlemesi için 1109 kullanılır. Geleneksel yüzey işlemleri birçok organik bileşik içerdiğinden bu bileşenlerdeki fonksiyonel gruplar UV ışını dalga boylarını güçlü bir şekilde soğururlar. Buradan yola çıkarak lazer teknolojilerinde uygun dalga boyu tekrar oranı, aşındırıcı titreşim gibi parametreler belirlenerek odun yüzeyinden kirli ve istenmeyen bölgenin uzaklaştırılmasında kullanılabilmektedir [19]. Lazer saniyede yaklaşık 1000 kere darbe etkisi yaparak yüzeyde çok hızlı temizleme işlemi gerçekleştirir. Boya katmanlarında temizlenmesi istenilen kalınlığı ayarlamak mümkün olmakla birlikte vakum etkisiyle pisliklerin emilebileceği ve yüzeyde herhangi bir soğutmaya gerek olmadığını bildirmiştir [10]. Şekil 16 ve Şekil 17’de lazer ile yüzey temizliği yapımı görülmektedir. Şekil 16. Lazer ile yüzey temizliği(a)[20] Şekil 17. Lazer ile yüzey temizliği(b)[21] 3.Sonuç ve Öneriler REACH (Kimyasalların kaydı, değerlendirilmesi, izni ve kısıtlanması) mevzuatı, boya sökücülerin çoğunda yasaklı kimyasalların bulunduğu için kullanımına kısıtlamalar getirmiştir. Su bazlı boya sökücüler AT 552/2009, 2005/42/EC VOC (Uçucu organik maddeler) ve RoHs (Zararlı maddelerin kullanımının kısıtlanması) direktiflerini karşılamakta, HAPs (Tehlikeli hava kirleticiler) ve POP’s (Kalıcı organik kirleticiler) içermediği için kullanımı emniyetlidir [5]. Püskürtme sistemleri ve tüm basınçlı kaplar 97/23/EC direktifi nedeniyle CE işareti taşımak mecburiyetindedir. Restorasyon işlerinde kullanılan sistemlerde, FDA /USDA tarafınca A1 temizleyici belgesi, kullanılan medyadaki tüm girdilerin gıda kalitesinde ve USDA onayına sahip olduğu ultra güvenli sistemler bulunmaktadır [5]. Yeni jenerasyon su bazlı boya 1110 sökücüler Avrupa Kimya Ajansının yasaklı listesinde olmayan çok daha güvenli ürünler içerirler. Bu ürünler Türkiye de uzun süredir üretilmektedir. Konvansiyonel uygulamalar ile yüzey temizleme işlerinde, uygulama esnasında ortaya çıkan gazların çıkışı ile insan sağlığına ve çevreye verdiği zarar su bazlı kimyasalların kullanılması ile en aza indirilebilir. Tablo 1’de solvent ve su bazlı boya sökücülerin karşılaştırılmıştır [5]. Basınçlı uygulanan kumlama sistemi silikozise neden olduğu için Avrupa Topluluğunca (AT) yasaklanmış ve restorasyon işlerinde kullanımının çok riskli olacağı düşünülmektedir. Yüksek basınçlı su jetiyle harici mekanlarda kullanılan ahşap malzeme yüzeylerinin restorasyonu ve yenilenmesi mümkün olmakla birlikte, su basıncı 200 bara çıktığında ahşabın, 300 bar seviyesine çıktığında ise operatörün fiziki zarara uğrayabileceği riski de unutulmamalıdır. Kuru buz ile yüzey temizleme işlemi esnasında, ahşap yüzey sıcaklığının -78°C’ye düşebileceği ve bu durumun ahşap için ciddi bir risk oluşturabileceği düşünülmektedir. Lazer ile yüzey temizleme sistemlerinde operatöre ve uygulanan materyale zarar verme ihtimali gibi dezavantajların bulunması çok dikkatli bir çalışma gerektirir. Tablo 2’de Mc Donnell Douglas’ın hazırladığı yüzey temizleme sistemlerinin karşılaştırması verilmiştir [5]. Restorasyon yönteminin, restore edilecek malzemeye göre uygunluğu, tercih edilmesinde önem arz etmektedir. Bunun dışında ilgili işlemin ahşap malzemeyi tahrip etmemesi, uygulayıcının ve çevre sağlığına zarar vermemesi gereklidir. Bu sebeple, kimyasal yöntemlerden ağaç malzemeye fazla zarar vermeyen bazik ve inorganik malzemenin kullanılması ve insan sağlığına da fazla zarar vermeyen ve özellikle hızlı olması sebebiyle sodyum bikarbonat ile temizleme yöntemlerinin tercih edilmesi tavsiye edilebilir.

Karşılaştır

Açıklama

TAŞ RESTORASYONU
Taş yüzeyleri değişik etkilerden dolayı bozulduğu zaman öncelikle taşın korunması yapılır. Arkasından da gerekiyorsa restorasyon uygulanır.

Yüzeysel Restorasyon
Taş ocaktan çıkarıldıktan ve kullanıldıktan sonra yüzeyinde renk değişimi olur. Bu değişim gerek kimyasal etkilerden gerek fiziki şartlardan kaynaklanır. Taşın yüzeyindeki ince film tabakası kalınlığında bir kabuğun oluşmasıyla patina dediğimiz bir yapı meydana gelir. Patina taşa zarar veren bir katman değildir. Aksine koruyucudur. Patinanın olmadığı yerlerde oluşan kirlilik taşı bozabilir.

Taş Teknolojisi ve Restorasyon
mineralleri kalsit ve jipsten oluşur. Kir ise kabuk ve sülfür etkili maddelerden meydana gelir.

Kirliliğin Tanımı ve Sınıflandırılması:
Taştaki kir taşı orijinal yapısından farklı maddelerin yüzeyde birikmesiyle oluşur. İçerisinde mikroorganizmalar zararlı bitkiler, tuz ve asit birikimleri ve hava koşullarının oluşturduğu diğer etmenler vardır.
Kirliliğin sınıflandırılması;
1)Siyah birikim; – Toz birikim: yüzeyde meydana gelen kahverengi bej arasında değişin yüzeye nüfus etmeyen birikimdir. – Yoğun birikim: taşın bütün yüzeyini kaplayan ve taşa nüfus eden birikimdir.
2) betonlaşmış kalın kabuk oluşumu
3) biyolojik büyüme
4) metalden kaynaklanan kirler
5) renk değişimi
6) tuz lekeleri Bu kirlerin temizlenmesinde çeşitli yöntemler uygulanır.
Taşların temizlenmesi : Mekanik aşındırma yöntemi ve kimyasal temizlik.

Mekanik temizlik :

A.Tazyikli su püskürtme: taş yüzeyine otom ize olarak basınçla su püskürtür. Püskürtmenin ilk aşamasında kir yumuşar daha sonra yüzeyden atılır. Bu en zararsız yöntemdir.
B.Kuru olarak yapılan temizlik: kuru olarak yapılan temizlikte 2 ayrı yöntem uygulanır. Ya mekanik el aletleri / yada yüzeye çok ince taneli kum püskürtülür. Kum püskürtme çok kontrollü yapılmalıdır. Aksi taktirde, yüzeyde pürüz yada çukurlaşma meydana gelebilir. Alüminyum, mikrocam kürecikler ince doğal kum taşın sertliğine göre 1,5-3 atm. basıncında taş yüzeyine kontrollü bir şekilde püskürtülür. Uygulama sırasında kontrol çok önemlidir. Bilhassa heykel temizliklerinde yüzey onarılamayacak zarar görebilir. C.Lazerle yapılan temizlik: bu yöntem makine ve ekipman açısından pahalı bir yöntemdir. Genelde değerli taş malzemelerin ya da değerli heykellerin temizliğinde kullanılır. Öncelikle yüzey bilgisayar ortamına aktarılır. Eserdeki kirli alanlar tespit edilir. O alanları lazerle noktasal anlamada temizlik yapılır. Ama kural kirin lazer radyasyonunu altında yatan cisimden daha düşük şekilde emmesidir. Yüzeydeki kir ısınır, genleşir böylece yüzeyden kopar.

Kimyasal temizleme: Kimyasal temizlikte temizleyiciler alkeller Asit temizleyiciler olmak üzere 2 ye ayrılır.

A.Asit temizleyiciler: taş öncelikle ıslatılır ve nemlendirilir. Sonra yüzey fırçalanır arkasından yüzeye hidroflorik asit takdik edilir. Bu uygulanın hemen sonrasında basınçlı su sıkılır. Aksi taktirde yüzeyde lekeler oluşabilir.
B.Alkollerle kalkerli yapıların ve mermerlerin temizliği: taş yüzeyinde kuş pislikleri ve bitkilerin meydana getirdiği lekeler alkali maddelerle temizlenir. Öncelikle hidrojen peroksitten oluşturulan lapalar kullanılır. Eriyik lapa içerisinde metrekare için 25 gr kadar olmalı yüzeydeki iyot ve tuz lekelerini bu yöntemle çıkartabiliriz. Eğer taş yüzeyinde metallerden kaynaklanan pas lekeleri var ise o zaman okjenik asit tercih edilir.

Özel kimyasal içerikli lapalarla temizlik Bu tip lapalar ince kabukları kaldırmak için kullanılır yani kabuk kalınlığı 1m’yi geçmiyorsa bu lapalar kullanılabilir. Daha kalın kalıplarda ise bu işlemi birçok kez tekrarlamak gerekir. Lapa uygulamak ve lekeleri yok etmek için şu işlemleri yaparız;

1. lekeli yüzeyler su ve taş sabunu ile temizlenir
2. az nemli alanlar nemlendirilir ve nemlendirme işleminde damıtılmış su kullanılır.
3. taşın yüzeyindeki leke durumuna göre hangi kimyasalın kullanılacağı kararlaştırılır.
4. lapa kimyasalla karıştırılır kalın yağ kıvamına gelinceye kadar işleme devam edilir.
5. lekenin üzerine lap sürülür. Bu lapanın çok kalın olmaması gerekir. Aksi halde uzun süre beklemek zorunda kalırız.
6. lapa plastik bandajla kapatılır.
7. 12 ile 24 saat arasında beklenir.
8. lapa kuruduğunda yüzey temizlenir ve silinir.

Kimyasal temizliğin fayda ve zararları Lapayla temizleme yöntemi yavaştır. Kontrol edilmesi kolay değildir. Kalın kabuklarda etkisi çok azdır. Çok küçük gözenekli yüzeylerden bu tip yöntemle kirlerin kaldırılması zor olur. Taş içerisindeki demir, manganez gibi renkli minerallerin hareketine bağlı olarak lekeler oluşabilir. Bu lekelenmeyi temizlersek de yüzeyde beyazlaşma söz konusu olur.

TAŞIN SAĞLAMLAŞTIRILMASI
Bozulan taş yüzeylerinde ki çatlakların büyümemesi yüzeydeki döküntülerin engellenmesi ve dış etkilerden korunması için çeşitli kimyasallarla taşlar sağlamlaştırılır. Genellikle sıvı olarak yapılan sağlamlaştırma işlemi taşın bünyesiyle bütünleşmesi gerekir. En çok kullanılan yöntem kağıt tampon yöntemidir. Devamlı sağlamlaştırıcı sıvı ile doyurulan yüzeyler sürekli kağıtla tampon yapılarak yüzeyin ıslak kalması sağlanır. Bu ıslaklık sonucu sağlamlaştırıcı sıvı çatlaklara ve bünyeye nüfus eder. Gözenekli kolay ufalan taşlar. Farklı bir şekilde sağlamlaştırma sıvısına kükürt oksit ve karbon oksitler katılarak ufalanma engellenir.
Sağlamlaştırıcıları anorganik organik sağlamlaştırmak olmak üzere ikiye ayrılır.
Anorganik sağlamlaştırıcılar çözünemeyen sıvılardır. Yapılardaki kuvvetlendiriciler Hidratlanmış silika kalsiyum ve baryum karbonat ve potasyum alüminata borçludurlar. Organik sağlamlaştırıcıları ısı ile şekillendirilebilen gözeneklere ve çatlaklara sertleştirici ile birlikte sokulan maddelerdir. Bunlar epoksi polyester vicireler gibi gözenekleri tamamen dolduran maddelerdir.
Sağlamlaştırıcılar Uygulandıkları Etil silikatlar Kum taşı Alkil_alkoksi silenler Kum taşı Yukarıdaki ikisinin karışımı Kum taşı / mermer/ kireç taşı Alki_arilpolisiloksanlar(silikonlu reçineler)Kum taşı / mermer/ kireç taşı Akrilik reçineler Mermer/ yoğun kireç taşı İkisinin karışımı Mermer/ yoğun kireç taşı/ kum taşı

TAŞLARIN DOLGU YAPILMASI
Bileşimlerinde dış etkenlere karsı zayıf dirençli mineraller bulunan volkanik kökenli kayaçlarda minerallerin ayrışmasıyla iri parçalar veya kili kireç taşı gibi tortul kökenli kayaçlarda parçaların çimentoya tutulması ile iri parçalar yüzeyden kopabilir. Koptukları yerlerde boşluklar ve oyuklar oluşur. Bu oluşan oyukları çeşitli kimyasal karışımlarla doldururuz.çok yıpranmış taşlarla uğraşılmaz. Onarılacak taş efoksi ve diğer vicinelerle tadavi edilebilecek durumda olmalıdır.

Eksik Parçaların Tümlenmesi ve Taşların Yeniden Yapılması Parçalanmış ya da kopmuş taşlar ya yerlerine çimentoya da demir vasıtasıyla yerleştirilir. (mermer yapıştırıcısı, epokside kullanılır. Ya da kopan parçaların aynısı tekrar yapılır. Kopan yere monte edilir.

Koruma yapı malzemelerinin, çevreden gelebilecek zararlara karşı koyabilmesi için, yüzey özelliklerini artırmak amacıyla kimyasal bir maddenin emdirilmesidir. Taş bozulma oranını en aza indirmek ve doğal süreç gereği hava şartları, atmosferik kirlilik ya da uygunsuz müdahaleler nedeniyle bozulan taşları güçlendirmek için ise sağlamlaştırıcı ve su itici kimyasallar kullanılırlar. Son 20 yıl içinde birçok malzeme ve birçok yöntem denenmiş olmakla beraber henüz her taş türü için başarı sağlayan tek bir metot bulunamamıştır. Bozulma gerçekleştiğinde amaç mümkün olan oranda taşı yerinde koruyabilmektir. Bu amaçla son araştırmalar taşı sağlamlaştırma veya taşın su iticiliği sağlamak için uygun malzemelerin geliştirilmesi üzerine odaklanmıştır. Sağlamlaştırıcıların amacı zayıflamış taşları güçlendirmek ve gevşeyen molekülleri bağlayarak yüzey kayıp hızını yavaşlatmaktır. Su iticilerin amacı suyun taşın içine nüfuz etmesini önlemek veya azaltmak yoluyla taşın bozulma sürecini yavaşlatmaktır Taş sağlamlaştırıcıların amacı iklimsel bozulma süreçleri sonunda yüzeydeki fiziksel, kimyasal özellikleri değişmiş ve kohezyon kaybetmiş tabakanın dekohezyonu ve taşın sağlam çekirdeğine bağlanmasıdır. Başka bir değişle taşın yitirdiği bağlayıcı çimentosunun yeniden kazandırılmasıdır. Sağlamlaştırıcı;  Renksiz, şeffaf olmalıdır.·  Derin ve üniform penetrasyon yapmalıdır.·  Boşluk yüzeylerini kaplayarak reçine köprüleri kurmalıdır.·  Lekelenme ve çiçeklenme oluşturmamalıdır.·  Hava kirletenlere, O₂ ve ultraviyole ışınlara dirençli olmalıdır.·
1.2. Yüzey Koruyucu ve Sağlamlaştırıcı Uygulama Kriterleri Genel olarak; koruyucu, sağlamlaştırıcı ve su itici uygulamalarının gerçekleştirilmesinde karşılanması gereken bazı kriterler vardır. Bunlar;  Müdahale taş türü ile uyumlu olmalıdır.·  Müdahalenin adezyonu (yüzeye tutunması) iyi olmalıdır.·  Penetrasyon derinliği; uygulamanın taşın en az 25 mm ya da taş bozulma derinliğine· nüfuz etmesi gerekmektedir. (Özellikle su iticiler ile ilgili olarak literatürde yüzeyle sınırlı olmaları veya taşın derinlerine nüfuz etmelerinin gerekip gerekmediği ile ilgili bazı anlaşmazlıklar vardır.)  Uygulama; düşük viskozite, orta yüzey gerilimi, düşük ortalama molekül ağırlığı ve· uygulamayı takip eden ilk birkaç saat içinde düşük reaktiviteye sahip olmalıdır. Bu faktörler uygulamanın taşın yüzeyine nüfuz etmesini artırmasına rağmen düşük moleküler ağırlığına sahip malzemeler çözücünün buharlaşması esnasında taşın yüzeyinden geriye doğru çekilebilir.  Uygulama yüzeyin karşılaşması muhtemel sıcaklık varyasyonlarına tam kapsamlı· dayanabilecek kapasitede olmalıdır.  Uygulama taşın gözenekliliğini (porozitesini) bloke etmemeli veya taşın nem taşıma· oranını önemli ölçüde azaltmamalıdır.  Uygulama taşın gözenekliliğini (porozitesini) değiştirerek donma-çözülme· döngüsünün zararlarına savunmasız kalmasına neden olmamalıdır.  Sağlamlaştırıcı ve su itici bozulmuş taşa uygulandığında, taşı mümkün olduğunca· sağlam taşın fiziksel özelliklerine eşleşecek şekilde değiştirmelidir.  Uygulama taş yüzeyinde renk veya yansıma değişikliklerine neden olmamalı ve· zaman içinde renk bozulmasına neden olmamalıdır.  Uygulama; tuzlar, asitler, yağmur suyu, atmosferik gazlar ve kirletici ya da biyolojik· organizma bozulmalarına karşı savunmasız olmamalıdır.  Uygulama hava koşullarından sağlam taşa benzer oranda etkilenmelidir.Uygulama düşük çözücü (solvent) içeriğine sahip olmalıdır. (sağlık ve ekolojik· sebepler)
1.3. Sağlamlaştırıcı ve Su İtici Çeşitleri Sağlamlaştırıcılar zayıf taşları güçlendirmek ve moleküller arasındaki boşluklarda köprü oluşturmak suretiyle gevşek taş yüzeyinin bağlayıcılığını artırarak yüzey kaybı oranını düşürmek amacıyla uygulanırlar. Su iticiler suyun taşa penetrasyonunu (nüfuz etmesini) önlemeyi veya azaltmayı sağlayarak taşın bozulma oranını düşürmeyi hedeflemektedir. Birçok uygulama sağlamlaştırıcı ve su iticilerin özelliklerinin karışımı bir niteliktedir. Bazıları çok az sağlamlaştırma etkisi ile ağırlıklı olarak su itici, diğerleri ağırlıklı olarak sağlamlaştırıcı ama aynı zamanda su itici etkisi içerir. Taş sağlamlaştırıcı kimyasallar iki ana grupta toplanır;  
 Organik sağlamlaştırıcılar
1. Doğal organikler
2. Sentetik organikler  . İnorganik sağlamlaştırıcılar Her iki kimyasal grubun hem dezavantajları hem de avantajları vardır. Organik maddeler çabuk bozulmalarına karşın, mekanik dayanıklılığı artırma etkileri yüksektir. İnorganik maddeler ise uzun ömürlüdür ancak esnemezler. Aşağıda taş sağlamlaştırıcı olarak kullanılan birtakım malzemelerden örnekler verilmiştir. Ancak bu malzemelerden hangisinin yapı yüzeyinde kullanılacağı yapılacak detaylı laboratuvar incelemeleri sonucunda belirlenecektir. Silan Esaslı Malzemeler Silan esaslı malzemeler çok geniş bir yelpazede silika jel ağları oluşturmak için polimerize olan organosilicon bileşiklerdir. Jel kururken (dehidrasyon sırasında) silika tortusu oluşturur. Bazı türlerinin; örneğin tetraalkoksisilanların su itici nitelikleri yoktur, diğerleri örneğin alkil trialkoksisilanlar bir ölçüde su iticilik özelliğine sahiptirler. Polisiloksanlarda kısmen polimerize olan silanlardır. Polisiloksanlar silanlara göre daha az uçucu ve organik çözücülerle çözülebilir niteliktedir. Silan esaslı malzemeler genellikle sonuçları değişken olmakla beraber, gözenekli substrat içine derinlemesine nüfuz edebilir. Silanların kullanımı sonucunda önemli ölçüde sağlamlaşma sağlandığı belirlenmiştir. Polimerler; UV ışığı ve asit yağmurlarına maruz kaldığında çok kararlıdır ve bozulmaz. Ancak, önceki uygulama tam etkili olmadığı takdirde yeniden uygulama sırasında silan buharının varlığı bozulmaya neden olabilir. Sentetik Organikler Akrilik Sağlamlaştırıcılar Taş üzerinde kullanıla Akrilik reçineler methylacrylate, metil metakrilat, etil metakrilat ve butil metakrilat içerir. Akrilik sağlamlaştırıcılar ile yüzey gücünde önemli artışlar elde edilebilir. polimetil metakrilat (PMMA) saf olduğu takdirde; ısınma, oksijenasyon ve 5 ultraviyole radyasyon tarafından bozulmaya karşı sabittir ve zamanla sararmaz. Ancak diğer akrilikler daha az kararlıdır. Vinil Sağlamlaştırıcılar Vinil sağlamlaştırıcılar polivinilklorür (PVC) ve polivinilasetat (PVA) içerir. Taş yüzeyine parlaklık verme eğilimleri ve iyi bir penetrasyon (nüfuz etme) elde etme zorluğundan dolayı bunlar genellikle taş sağlamlaştırıcı olarak başarısız bulunmuştur. Epoksiler Epoksi reçineleri, düşük molekül ağırlıklı epoksi polimerlerini çapraz bağlayarak oluşur. Önemli ölçüde sağlamlaştırma yaptıkları tespit edilmiştir. Ancak, epoksi reçineler genellikle, düşük penetrasyon (nüfuz etme) nedeniyle kumtaşlarının sağlamlaştırılmasında pratik bulunmamaktadır. Poliüretanlar Poliüretanlar taşın içine çözücülerle girer ve çözücünün buharlaşmasıyla taşın dayanımını arttırırlar. Ancak Poliüretanların ısı ve ışık etkisine maruz kalmaları bozulmaya neden olması sebebiyle stabilizör içermesi söz konusudur. Polyesterler Polyesterlerin; UV ışınlarına, asit ve alkalilere karşı dirençleri zayıftır. Uzun vadeli performanslarının zayıf olması sebebiyle taş koruma açısından yararlı olmadıkları düşünülmektedir. Perfluoropolyeterler Çok az yapıştırıcı etkiye sahip olan Perfluoropolyeterler genellikle su itici olarak kullanılmaktadır. Perfluoropolyeterler UV ışınlarına karşı çok kararlıdır ve teorik olarak florlu çözücüler olmaları sebebiyle ile taş yüzeyinden çıkarılabilir (geri dönüşümlü). Taşın içinde hareketli ve akışkan olmaları sebebiyle zaman içinde bu ürünlerin performansları yavaş yavaş azalır. Taş koruma açısından etkinlikleri az gözenekli taşlarda daha yüksektir. Bu ürünler, bu nedenle genellikle az gözenekli taş tiplerinde iyi sonuçlar verir. Fluosilikatlar Magnezyum, çinko ve alüminyum Fluosilikat taş sağlamlaştırıcı olarak test edilmiştir. Ancak; kalkerli taşlarda asit oluşturarak, kalsiyum florid birikimi ile yüzey tabakasının sertleşmesiyle sebep olmaktadırlar. Fluosilikat sağlamlaştırıcıların uygulama yapılan bazı kumtaşlarında pul pul dökülmeye sebep olduğu ve bozulma sürecini hızlandırdığı yönünde sonuçlara ulaşılmıştır. 6 İnorganikler Baryum Hidroksit (Kireç Taşı Uygulaması) Baryum hidroksit içeren uygulamalar bozulmuş kireçtaşının sağlamlaştırması için kullanılmaktadır. Baryum hidroksit uygulaması Baryum karbonat oluşturmakta ve buna ek olarak kalsiyum sülfatı göreceli olarak çözünmez olan baryum sülfata dönüştürmektedir. Geçmişteki uygulamalar; baryum ile çözünmeyen bir çökelti oluşturmak için ikinci bir asit çözeltisinin uygulanması şeklinde olmuştur. Silisik, fluosilisik, karbonik, sülfürik, kromik ve fosforik asitler kullanılmıştır. Bu uygulamaların dezavantajları, renk ve doku değişiklikleri ve sağlamlaştırıcıların etkilerinin kısa vadeli olmalarıdır. Kireçsuyu (kireç taşı uygulaması) Kireç, kireçtaşının sağlamlaştırılmasında kullanılmaktadır. Kireç atmosfer ile temas ettiğinde karbonasyon sonucu kalsiyum karbonata dönüşür. Ancak uygulamaların sonuçlarında farklılıklar bulunmakta; bir kısım başarılı bulurken diğerleri sonuçları zayıf ve yetersiz olarak değerlendirmektedir.

Ahşabın yüzeyinde kirlenme, kabarma, soyulma gibi nedenlerle oluşan çirkin görüntünün temizlenmesi için eski boyanın sökülmesi gerekir. Boya sökerken seçilecek yöntem; ahşabı tahrip etmeyen, boyayı kat kat çıkararak özgün boyayı koruyan ve sağlığa zararlı olmayan yöntem olmalıdır
Günümüz restorasyon işlemlerinde, ahşap yüzeylerinde oluşan kirli dokuyu/boyayı temizlemek için farklı yöntemler kullanılmaktadır.
1. Konvansiyonel uygulamalar ile yüzey temizleme yöntemleri Bu yöntemde, boya kazıyıcı aletler, tel ve zımparalar, sıcak hava tabancası ve çeşitli kimyasal boya sökücüler kullanılmaktadır. Restorasyon işleminde kullanılan solvent ve su bazlı boya sökücüler, ahşap yüzeyindeki kirli dokuyu/boyayı tahrip ederek yüzeye yapışma gücünü zayıflatıp yüzeyden ayrışmasını sağlar. Boya sökücüler, yüzeye fırça, rulo veya püskürtme tabancası gibi konvansiyonel yöntemlerin herhangi biri ile kolayca uygulanabilir. Boya sökücüler kimyasal ürünler olduklarından üreticinin talimatları uyarınca kullanılmalı ayrıca atıklarının bertaraf edilmesi için önlem alınmalıdır. Sıcak hava tabancası Temizlik işlemi sırasında farklı boyutlarda dişçi aletleri, bisturiler, tel fırçalar ve ahşap elemanın yüzey şekillerine uygun bazı özel kazıma gereçleri ile yüzey temizlenir. Tüm temizleme işlemleri bitirildikten sonra yüzeyler uygun alkoller ile silinip, ahşap elemanlar paketlenir.
Basınçlı uygulamalarda kullanılan makineler ile su, farklı büyüklüklerde kum ve plastik medyalar(buğday nişastası, mısır koçanı, meyve çekirdeği ve kabukları), kuru buz(CO2), sodyum bikarbonat farklı işler için hazırlanmış nozullar yardımıyla uygulanmaktadır Ahşap yüzeyin sertliğine ve temizlenecek maddenin tipine göre kullanılacak medyalar, kum tanelerinin iriliği ve hava basıncı ayarlanır. Aksi hâlde ahşabın oyularak zarar görmesine neden olunur.
Yüzey aşındırma makinesi
r Kum ile yüzey temizleme; Kumlama makinasında basınçlı hava yardımı ile kumun yüzeye çarptırılması yoluyla yapılan yüzey temizleme yöntemidir. Kumlama yöntemi, çoğunlukla ince işçilik gerektirmeyen geniş yüzeylerin temizlenmesinde kullanılmaktadır. Düşük basınçlı ve merkezkaç akımlı sistemi ile ahşap vb. yüzeylerdeki boya ve kaplamalar, kir tabakaları, korozyon rahatlıkla ve özgün dokuya zarar vermeden temizlenebilir. Gerek bezemeli gerekse düz yüzeylerde sağladığı uygulama kolaylığı ile iş verimini arttırır. Tekerlekleri ile kolaylıkla taşınabilir olması sebebiyle hem iç hem de dış mekanda kullanılabilir. Üstün verimliliği, çok yönlü ekipmanları ve ayrıcalıklı performansı sayesinde saatler süren beden işini azaltırken, temizlik, tamir ve bakım için gerekli olan işi ve zamanı en aza indirir .Ancak bu sistemde kullanılan kumun, silokozis (akciğer zarı kanseri) riski ve MOHS skalasında 4,5-6,5 sertlikte olduğundan ahşapta tahribat riski çok fazladır. Kumlamada kullanılan aletlerde CE sertifikasyonu için tam kapalı devre /robotik uygulama koşulları, bu yöntemin çok fazla kullanılmamasına nedendir. Kumlama da maskeleme ve cam/fitil sökülmesi gereklidir. Kumlama da her iki faz katı olduğu için iki malzemeyi ayırmak kolay değildir. Bu işlem için flotasyon/jig veya sallantılı masa gereklidir
Plastik ve bitki esaslı medyalar ile yüzey temizleme; Basınçlı hava gücünü kullanarak yüzey aşındırma makinesi ile ortama plastik medya (melamin, akrilik, polyamid, polykarbonat vb.), bitki esaslı medya (buğday nişastası, mısır koçanı, meyve kabukları) ve sodyum bikarbonat esaslı medya parçacıklarının yüksek hızda gönderilmesiyle yapılır. Bu işlem, doğru tasarlanmış ekipmanlar ile yüzeyde istenilen temizliğe ulaşılır
Su ile yüzey temizleme; Yapılan çalışmalarda yüksek basınçlı su jetiyle temizleme de ahşap pencere ve tabelaların boyasının söküldüğü görülmüştür. Dolayısıyla yüksek basınçlı su jetinin ahşap malzemenin restorasyonu ve yenilenmesi sırasında kullanılabilecek alternatif bir metotdur
Kuru buz ile yüzeyi temizlenecek ve temizlenen ahşap tavan görülmektedir. Kuru buz ile yüzeyi temizlenecek ve temizlenen ahşap tavan Sodyum bikarbonat (NaHCO3) ile yüzey temizleme; Kimyasal ve diğer sistemlerle mukayese edildiğinde, daha emniyetli olan bu sistemde, hiçbir havalandırma sistemine gerek olmadan, ön yıkama ve hazırlık yapmaksızın kirli yüzeyler temizlenir. Atığın atılması çok basittir. Yaş ve kuru olarak çalıştırılabilir. Bu sistem ile hassas yüzeylere zarar vermeden, binaların restorasyon ve temizlik işlemleri yapılabilir. Özellikle kısmi tamirlerde boya katları, kat kat veya tek aşamada tamamının sökülmesi sağlanabilmektedir. Suda çözünür, kokusuz, alev almayan, yanıcı olmayan, işlem sırasında sağlığa zararlı hiçbir gaz çıkışı olmayan, açık veya kapalı alanlarda 1108 kullanılabilen sodyum bikarbonat, hava basıncı (0,1-6 bar) ile istenilen yüzeye püskürtülerek temizleme işlemini yapmaktadır. Yangının oluşturduğu is ve tahrifatı kısa bir süre içerisinde temizlemekle kalmaz, kötü kokuyu da alır. Yangın sebebiyle islenmiş bir bankın sodyum bikarbonat ile yüzey temizliği yapılmaktadır . Sodyum bikarbonat ile yüzey temizliği Yüzey temizleme işleminde kullanılan tabii sodyum bikarbonat medyalar kristal yapıda, farklı büyüklükte beyaz toz şeklinde ve ahşap ve genel amaçlı işlerde kullanılan çeşitli formüllerde (Maintenance, Maintenance w/ SupraKleen, Maintenance XL, Maintenance XL w/ SupraKleen) geliştirilmiştir Bu sistem ile sadece gerekli bölgenin boyasının tamamen veya lokal, hatta kat kat sökülebileceği, ayrıca istenirse boyaya zarar vermeden boyanın üzerindeki yağın da alınabileceği belirtilmiştir. %100 suda çözünen sodyum bikarbonat ile yüzey temizleme işleminde maskeleme veya cam/fitil sökmeye gerek kalmadığı, atığı için kimyasal arıtma istemediği bildirilmiştir Işık enerjisinden faydalanarak yapılan yüzey temizleme uygulamaları Flaş lamba ile yüzey temizleme; Kuru buz ile yüzey temizleme sistemine ek olarak, xenon flaş enerjisinden destek alınarak yapılan yüzey temizliği vardır ki, oluşan ısı ile boya katmanı yüzeyden yumuşayarak ayrılır. Temel olarak darbeli flaş ışık enerjisi, patlamalar halinde yüzeydeki katmanları yakar, ardından basınçlı kuru buz pelet, kömürleşmiş bu artıkları süpürerek temizlemektedir. Tüm süreç, yüksek hacim ve yüksek hızlı vakum akışının muhafaza edildiği bir örtü altında gerçekleşir. Bu akış ile kömürleşen boya kalıntıları filtreler yardımıyla temizlenir. Aralıklı olarak saniyede 4-6 kez flaş etkisi uygulanan yöntemde, ahşap yüzey ısısının 200 °F altında tutulması gerektiğini belirterek etkin bir sistem olduğunu bildirmiştir [10]. Lazer ile yüzey temizleme; Lazer ile temizleme, flaş ışıklı CO2 pelet püskürtme işlemi gibi yüksek yoğunluklu ve darbeli ışık enerjisinin yüzeyi temizlemesi için 1109 kullanılır. Geleneksel yüzey işlemleri birçok organik bileşik içerdiğinden bu bileşenlerdeki fonksiyonel gruplar UV ışını dalga boylarını güçlü bir şekilde soğururlar. Buradan yola çıkarak lazer teknolojilerinde uygun dalga boyu tekrar oranı, aşındırıcı titreşim gibi parametreler belirlenerek odun yüzeyinden kirli ve istenmeyen bölgenin uzaklaştırılmasında kullanılabilmektedir [19]. Lazer saniyede yaklaşık 1000 kere darbe etkisi yaparak yüzeyde çok hızlı temizleme işlemi gerçekleştirir. Boya katmanlarında temizlenmesi istenilen kalınlığı ayarlamak mümkün olmakla birlikte vakum etkisiyle pisliklerin emilebileceği ve yüzeyde herhangi bir soğutmaya gerek olmadığını bildirmiştir [10]. Şekil 16 ve Şekil 17’de lazer ile yüzey temizliği yapımı görülmektedir. Şekil 16. Lazer ile yüzey temizliği(a)[20] Şekil 17. Lazer ile yüzey temizliği(b)[21] 3.Sonuç ve Öneriler REACH (Kimyasalların kaydı, değerlendirilmesi, izni ve kısıtlanması) mevzuatı, boya sökücülerin çoğunda yasaklı kimyasalların bulunduğu için kullanımına kısıtlamalar getirmiştir. Su bazlı boya sökücüler AT 552/2009, 2005/42/EC VOC (Uçucu organik maddeler) ve RoHs (Zararlı maddelerin kullanımının kısıtlanması) direktiflerini karşılamakta, HAPs (Tehlikeli hava kirleticiler) ve POP’s (Kalıcı organik kirleticiler) içermediği için kullanımı emniyetlidir [5]. Püskürtme sistemleri ve tüm basınçlı kaplar 97/23/EC direktifi nedeniyle CE işareti taşımak mecburiyetindedir. Restorasyon işlerinde kullanılan sistemlerde, FDA /USDA tarafınca A1 temizleyici belgesi, kullanılan medyadaki tüm girdilerin gıda kalitesinde ve USDA onayına sahip olduğu ultra güvenli sistemler bulunmaktadır [5]. Yeni jenerasyon su bazlı boya 1110 sökücüler Avrupa Kimya Ajansının yasaklı listesinde olmayan çok daha güvenli ürünler içerirler. Bu ürünler Türkiye de uzun süredir üretilmektedir. Konvansiyonel uygulamalar ile yüzey temizleme işlerinde, uygulama esnasında ortaya çıkan gazların çıkışı ile insan sağlığına ve çevreye verdiği zarar su bazlı kimyasalların kullanılması ile en aza indirilebilir. Tablo 1’de solvent ve su bazlı boya sökücülerin karşılaştırılmıştır [5]. Basınçlı uygulanan kumlama sistemi silikozise neden olduğu için Avrupa Topluluğunca (AT) yasaklanmış ve restorasyon işlerinde kullanımının çok riskli olacağı düşünülmektedir. Yüksek basınçlı su jetiyle harici mekanlarda kullanılan ahşap malzeme yüzeylerinin restorasyonu ve yenilenmesi mümkün olmakla birlikte, su basıncı 200 bara çıktığında ahşabın, 300 bar seviyesine çıktığında ise operatörün fiziki zarara uğrayabileceği riski de unutulmamalıdır. Kuru buz ile yüzey temizleme işlemi esnasında, ahşap yüzey sıcaklığının -78°C’ye düşebileceği ve bu durumun ahşap için ciddi bir risk oluşturabileceği düşünülmektedir. Lazer ile yüzey temizleme sistemlerinde operatöre ve uygulanan materyale zarar verme ihtimali gibi dezavantajların bulunması çok dikkatli bir çalışma gerektirir. Tablo 2’de Mc Donnell Douglas’ın hazırladığı yüzey temizleme sistemlerinin karşılaştırması verilmiştir [5]. Restorasyon yönteminin, restore edilecek malzemeye göre uygunluğu, tercih edilmesinde önem arz etmektedir. Bunun dışında ilgili işlemin ahşap malzemeyi tahrip etmemesi, uygulayıcının ve çevre sağlığına zarar vermemesi gereklidir. Bu sebeple, kimyasal yöntemlerden ağaç malzemeye fazla zarar vermeyen bazik ve inorganik malzemenin kullanılması ve insan sağlığına da fazla zarar vermeyen ve özellikle hızlı olması sebebiyle sodyum bikarbonat ile temizleme yöntemlerinin tercih edilmesi tavsiye edilebilir.